Şakağına Mermiler Sıkılır Tomurcukların
Önce sen gittin bir yerleri söküldü bedenimin
Yağmur benzeri umutları tutup kirpiklerimde
sonra ben gittim
Bağbozumu yalnızlığın alt üst ettiği bedenim burada kaldı, yarım
Bildik ayrılıklara çıkınca bütün yollar
ve bütün yollar çığlıkların demlendiği adreslere varınca
Yarıda kalmış sevdamın üzerine kocaman kilitler asıldı
ve düğümleri çözülmez oldu suskun dudakların
Yalnızlığın çıkmazında yolumu kaybederken
gece doğar gözlerimde
Gözler ki günışığına özlemli
Gözler ki azar azar suyu çekilen ağaçların tersine
yağmur biriktirir kuyularında
Sesini taşımaz oldu rüzgarlar
Hayallerim yaşlandı önce takvim yapraklarından daha çabuk
ve akrebi kovalayan yelkovandan hızlı
Maviliğini yitirip erkenden kararınca akşamlar
ve rengini yitirince bahar
düşlerim çürüdü sonra zamansız toprağa düşen yapraklar gibi
Odam küflenmiş yalnızlığında sonbahar kokarken
kokunu taşımaz oldu rüzgarlar
Bir kaçamak busenin sıcaklığını yaşamaktı tek isteğim
saatlerin en öksüz zamanında
içli şarkılar dinleyip başıboş yalnızlık içinde
Acılar kav olup yüreğimde yangınlar çıkarırken arka arkaya
dilsiz ve sağır bu ürküten sessizliğinde geceler boyu
ana rahmine düşen cenindir sevdam sonu belirsiz
Her gece aynı soğuk iklimler kuşatırken yatağımı
tekil sevdam çoğul hüzünler doğurur sancılı
Şimdi bilmediğim coğrafyalarda
bir katre aleve gizlenen güneşler doğar
umutlar sulanır ilkyaz yağmurlarıyla dokunulmadık
Oysa burada sonu gelmez kışlara hükümlüdür mevsimler
Oysa burada şakağına mermiler sıkılır tomurcukların
Ayrılık
karanlık
yalnızlık olunca koca bir sevda
taze intiharlar peşinde can alıcı kuşlar dolanır kanatları açık
Bizi taşımaz oldu rüzgarlar
Atila Işık